Trend

Katılım Bankalarının Çalışma Prensipleri

Katılım bankalarının çalışma prensipleri, konvansiyonel yani faizli bankaların çalışma prensiplerine göre biraz farklıdır. Katılım bankacılığı, reel ekonomide oldukça önemli bir yere sahip. Zira konvansiyonel bankalar tarafından kullandırılan kredilerin kaynağı ve kaynak sonrasında nerede kullanıldığı bilinmez hükmündedir. Oysa katılım bankaları, yalnızca gerçek alım ve satıma aracılık etmekte, bu da yapılan işlemlerin kaydının neredeyse eksiksiz tutulmasına önayak olmakta.

Katılım bankasının çalışma prensipleri, kredi ve fon toplama tarafında değişkenlik gösterebilmekte. Katılım bankacılığının İslami bankacılık olarak da bilinmesi, bireylerin bu alanda daha çok araştırmaya gereksinim duymasına sebep olmakta. Bankacılık ve faiz konularında hassas olan bireyler, katılım bankalarının çalışma prensiplerini konvansiyonel bankalara nazaran daha da irdeliyor. Bunun sebebi, konvansiyonel bankaların zaten faiz sistemiyle çalıştıklarını, katılım bankalarının ise faizsizlik prensibine uygun çalıştıklarını beyan etmelerdir. Özetle faizli sistemi kullanmak suretiyle çalışan bir bankaya gidip faizsiz bir banka enstrümanı istemek ya da neden faizle çalışıldığını sorgulamak pek de mantıklı olmayacaktır. Oysa katılım bankacılığında durum biraz daha farklı. Katılım bankaları, faizsiz anlayışa göre hareket etmelerini beyan etmekle müşterilerini tatmin edemezler. Bunun yanı sıra faizsiz sistemin nasıl işlediğini de müşterilerine deklare etme yükümlülüğüne sahiplerdir. Bu yazımızda genel olarak katılım bankalarının çalışma prensiplerinden ve bu prensiplerin ne derece etkili olduğundan söz etmeye özen göstereceğiz.

Katılım Bankacılığı Nedir?

Katılım bankacılığı nedir? sorusu için sayfalar dolusu somut ya da soyut yorum yapmak mümkün. Ne var ki önemli olan katılım bankacılığı nedir? sorusunu en anlaşılır haliyle ortaya koymak. Katılım bankacılığı, en anlaşılır haliyle piyasadan faizsiz yolla toplanan fon fazlasının, fon ihtiyacı olan bireylere, firmalara ve kurumlara yine faizsiz yöntemlerle aktarımıdır. İlk olarak fon toplama tarafına bir göz atalım. Bireyler ve firmalar, ellerindeki atıl durudaki birikimlerini çeşitli yöntemlerle muhafaza etme ve mümkünse arttırma yollarına başvururlar. Bunun faizsiz ya da faizli bir çok yöntemi mevcuttur. Faizsiz para biriktirme yöntemlerinin en sık kullanılan seçeneklerinden biri de katılım bankalarıdır. Katılım bankaları, müşterilerinden topladıkları fonu faizsiz vadeli hesaplarda değerlendirmeyi ve müşterileriyle elde edilen geliri paylaşmayı taahhüt ederler.

Fon toplamanın faizsiz yöntemlerinden tam anlamıyla bahsedebilmek için bir de fon kullandırma tarafına bakmak gerekir. Piyasada fon fazlası olan bireyler ve şirketler kadar fon ihtiyacı olan bir kitle de mevcut. Fon ihtiyacını faizsiz yollarla karşılamak isteyenler, katılım bankalarına başvurarak hem faizden uzak kalma hem de ihtiyaçlarını giderme düşüncesine sahip olabilirler. Burada fon fazlası ve fon ihtiyacı arasındaki bağlantıyı kurmak, gerekli organizasyonları sağlamak da katılım bankalarının görevidir. Katılım bankası, fon ihtiyacı olan kişi ve şirketlerin ihtiyaçlarını saptar, daha sonra bu ihtiyacın gerçek bir alışverişe dayalı olup olmadığını kontrol eder. Örneğin; üretim faaliyetlerinde bulunmak üzere makine ihtiyacı olan bir şirketi ele alalım. Katılım bankası, bu işlemi fonlayabilmek adına satıcı taraftan makineye ait bir belge talep eder. Bu belge genellikle proforma faturadır. Krediyle satın alınacak makinenin gerçekten o makine olup olmadığı, firmanın faaliyetlerinde o makinenin kullanılıp kullanılamayacağını saptamak, katılım bankasının en temel görevlerinden biridir. Ayrıca en önemli hususlardan biri de o makinenin daha önce firma tarafından alınıp alınmadığıdır. Yani müşteri katılım bankasına gelmeden önce o malla alakalı bir bedel ödememiş olmalıdır. Akit adı verilen sözleşmenin katılım bankasına başvurmadan önce yapılmaması şarttır. O makine için firmaya ödeme yapılması, faizsiz bankacılık anlayışına aykırıdır.

Katılım bankaları, fon arzında murabaha yöntemini kullanırlar. Murabaha, özetle peşin alınan bir malın vadesine göre kârlı satışıdır. Katılım bankası, satın almak istediğiniz ürün ya da hizmeti satıcısından peşin olarak alır ve üzerine sözleşmede belirlenen vadeye göre bir kâr ekler. Daha sonra bu mal ya da hizmetin satışını size yapar. Sizden alacağını da yine sözleşmede belirlenen vadeye göre taksitli olarak tahsil eder. Vadeye göre kâr oranı da değişkenlik gösterebilir. Örneğin; konut kredisi müşterilerine 60 ay için farklı, 120 ay için farklı kâr oranları uygulanabilir. Genellikle vade arttıkça kâr oranı da buna paralel olarak artış göstermektedir.

Faizsiz bankaların temel prensibi, alıcıya değil satıcıya ödeme yapmaktır. Şöyle ki konvansiyonel bir bankadan kredi kullandığınızda kredi tutarı hesabınıza yatar. Özellikle ihtiyaç kredisi gibi nakit kredilerde ihtiyacın saptanması ve giderilmesi müşteri inisiyatifindedir. Banka müşterisi, bankasına kredi kullanmak istediğini beyan eder. Banka, müşterisinin genel kredi derecesini göz önüne alarak kendisine belirli tutarda kredi verir. Kredi tutarı müşterinin hesabına geçer ve müşteri bu parayı dilediği gibi kullanabilir. Bankaya herhangi bir ihtiyaç bildirme zorunluluğu da yoktur. Oysa katılım bankalarında ihtiyacın kredi kullanılmadan önce belirlenmesi esastır. Katılım bankası, ödemeyi müşterisine değil satıcıya yapar. Alınan malın kullanım hakkı ise kredi kullanan müşteriye aittir. Burada teminat durumuna göre alınan mal üzerine ipotek ya da rehin konulabilir. Bankanın bu hususta müşterisine önceden bilgi vermesi ve sözleşmede teminat durumunun açıkça beyan edilmesi şarttır.

Katılım Bankaları Hangileri?

Katılım bankaları hangileri? sorusu, katılım bankacılığını tanımak ve bu bankaların hizmetlerinden yararlanmak isteyenlerin sıkça merak ettiği sorulardan biri. Türkiye’de faaliyet gösteren güncel katılım bankaları şunlardır; Kuveyt Türk, Albaraka Türk, Emlak Katılım Bankası, Vakıf Katılım Bankası, Ziraat Katılım Bankası ve Türkiye Finans Katılım Bankası. Bu bankalardan Emlak Katılım, Vakıf Katılım ve Ziraat Katılım bankaları kamu bankası olarak devlet namına hizmet sunarken bunların dışında kalan bankalar ise özel banka statüsündedir.

Bireyler, katılım bankaları arasından dilediklerini tercih etme hakkına sahiplerdir. Bankaların usul ve işleyişleri birbirinden farklı olabilmekte, ayrıca kâr oranları konusunda da bir takım farklılıklar görülebilmektedir. Örneğin; Türkiye Finans Katılım Bankası, belgeleyemeyeceğiniz ihtiyaçlarınız için de finansman sağlarken diğer katılım bankaları ihtiyaç kredisine benzer şekilde kredi kullandırmayı kabul etmezler.

En İyi Katılım Bankası Hangisi?

Katılım bankalarından ve bu bankaların işleyişlerinden bahsedildiğinde birçok kişinin aklına en iyi katılım bankası hangisi? sorusu gelmekte. Her ne kadar katılım bankalarının işleyişleri birbirine benzese de işleyiş ve fiyatlamalarda farklılıklar söz konusu. Örnek vermek gerekirse; konut kredisi oranları bakımından bu bankalar arasında farklılıklar olması muhtemeldir. Bu gibi durumlarda tüm katılım bankalarından fiyat almak ve buna göre karar vermek çok daha sağlıklı olacaktır. Bankanın genel stratejisine göre oranlar dönemsel olarak değişebilir. Bir dönem X katılım bankasının oranları daha uygun seviyedeyken bir süre sonra Y katılım bankasının oranları daha uygun hale gelebilir.

Bankaların kredi oranları kadar katılım hesabı oranları da karar verme aşamasında son derece etkilidir. Paranızı faizsiz bankalarda biriktirmek için katılım hesabı açma düşüncesindeyseniz bu bankalardan birini tercih edebilirsiniz. Katılım bankalarında vadeli hesaplarda kesinlik söz konusu değildir. Faizli bankalarda ise durum tam tersidir. Yani faizli bir bankada vadeli hesap açmak istediğinizde vade sonunda elde edeceğiniz faiz geliri hesap açmadan önce size tebliğ edilebilir. Faizsiz bankalarda ise paranızdan elde edilecek kâra göre alacağınız kârda da bir değişkenlik söz konusudur. Zaten aksi durumda katılım hesaplarının faizli vadeli hesaplardan bir farkı olmayacaktır.

Yukarıdaki bilgiler ışığında en iyi katılım bankası hangisi? sorusunun dönemsel olarak değişkenlik göstereceğini söylememiz mümkün. Ne var ki aktif büyüklük, piyasadaki genel işleyiş, kredi ve mevduat oranları, dijital bankacılık uygulamaları gibi konularda Kuveyt Türk’ün bir adım daha öne çıktığını söylememiz mümkün. Kuveyt Türk, özellikle son birkaç yıldır katılım bankacılığında oldukça ön planda. Sektörün öncü bankası olarak hizmet sunan Kuveyt Türk, müşteri memnuniyeti açısından da rakiplerinin bir adım önünde yer alıyor.

Katılım Bankalarından Kredi Çekmek Caiz mi?

Katılım bankalarından kredi çekmek caiz mi? sorusu, uzun yıllardır katılım bankaları ile alakalı en sık dile getirilen soru olarak dikkat çekiyor. İslam alimleri bu hususta birbirinden farklı görüşlere sahip. Günümüzde uygulanmakta olan katılım bankacılığı, birçok alim açısından sorunsuz kabul ediliyor. Bazı alimler kati suretle icazet vermezken kimi alimler ise katılım bankalarının bazı işlemlerini caiz görmekte, bazı işlemlerde de tarafsız kalmayı tercih etmekte.

Katılım bankasından kredi çekmek caiz mi? sorusunu yanıtlamak için bankanın şu uygulamalara özen göstermesi şart;

  • Katılım bankası satın alacağınız mal ya da hizmetle alakalı size sorgulayıcı türden sorular sormalı,
  • Banka görevlisi krediye konu olacak mal veya hizmetin gerçekte var olup olmadığı, söz konusu işlemin gerçek bir ticari niteliğe sahip olduğunu sorguluyor olmalı,
  • Satıcıya ödeme yapılmış ürün veya hizmetler için kredi kullandırılmamalı,
  • Ödemeyi sizin hesabınıza değil satıcıya yapmalı,
  • Fiktif işlem statüsündeki işlemler için kredi kullandırmamaya özen gösterilmeli,
  • Kredi kullanım aşamasında sözlü ya da yazılı vekalet alınmalı,
  • Fiyat, vade ve ödeme şekli gibi bilgiler hem sözleşmede yer almalı, hem de müşteriye önceden sözlü olarak beyan edilmeli,
  • Sözleşme ve formlarda kesinlikle faiz ibaresine yer verilmemeli.

Yukarıdaki şartlara özen gösterilmesi halinde işlemin gerçek bir ticari işlem olduğu nispeten kanıtlanabilir. Sonuç olarak Müslümanların da günümüz koşullarında bankaların hizmetlerinden yararlanması ve bir şeyler satın alabilmek için inançlarına uygun enstrümanları kullanması gerekmekte. Eğer başvuruda bulunduğunuz banka yukarıdaki hususlara dikkat ediyorsa ve siz de gerçekten söz konusu mal veya hizmeti vadeli olarak kâr payıyla satın almak istiyorsanız bu gibi işlemlerde bir usulsüzlükten söz etmemiz mümkün olmayacaktır. Günümüz koşullarında birçok din adamı da ihtiyaçlarını katılım bankalarının verdiği kredi imkânlarıyla karşılamayı tercih etmekte. Bu da katılım bankalarından kredi çekmek caiz mi? sorusu için olumlu bir referans niteliğinde.

 

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu