Trend

Kredi Borcu Ödenmezse Ne Olur?

“Kredi borcu ödenmezse ne olur?” sorusu, bankacılık alanında en çok dile getirilen sorulardan biri. Bu konuda çok fazla detay olması insanların sorunun yanıtını tam olarak bilmemesine, bilseler dâhi yanlış bilgilere sahip olmalarına sebep olmakta. Bu durumun önüne geçebilmek adına kredi borcu ödenmezse ne olur? Kredi borcu ödenmezse hapis cezası var mı? Kredi borcu ödenmezse eve haciz gelir mi? gibi soruların en güncel ve en doğru yanıtlarını sizler için cevaplıyor olacağız.

İlk olarak kredi borcumu ödemezsem ne olur? sorusuyla başlayalım. Bir bankadan kredi çektiğinizde faiz oranı, anapara tutarı ve vadeye göre size bir ödeme planı çıkarılır. Aksi belirtilmediği müddetçe ödemeler kredinin çekildiği ayı izleyen ay içerisinde başlar. Ne var ki 3 ay ertelemeli kredi kampanyaları da dahil olmak üzere bunun bir takım istisnalarından söz edebiliriz. İlk taksit tarihi konusunda banka müşterisinin bilgi sahibi olması ve ödeme planının bir örneğinin mutlaka müşteri tarafından onaylanması gerekmektedir. Bu onay dijital ortamda olabileceği gibi imzalı şekilde de olabilir.

İlk taksit ödemesi yapılmadığı takdirde müşteri temerrüde düşmüş sayılır. Bununla beraber yasal faiz oranı üzerinden ödenmeyen taksit için gecikme cezası uygulanır. Kredi borcunuzu ödemediğiniz için banka şubesince ya da bankanın müşteri hizmetleri birimi tarafından aranmaya, aynı şekilde mesajla uyarılmaya başlarsınız. 1 aylık süre zarfında ödemeniz yapılmazsa ve ikinci taksit ödemenizi de zamanında yapmazsanız kredi borcumu ödemezsem ne olur? sorusunun ikinci aşamasına geçmiş sayılırsınız. Bu durumda banka tarafından yapılan aramalar ve mesaj bildirimleri artmaya başlayacaktır. Buna ek olarak kredi siciliniz de ciddi anlamda bozulmaya, kredi notunuz da düşmeye başlar. Bunun olmaması adına borçlarınızı daha fazla geciktirmeden ödemenize fayda var.

İkinci taksit ödemesi de yapılmazsa ve toplamda 60 günlük bir süre geçerse banka tarafından noter aracılığıyla bildirim yapılır. Noter ihtarnamesi sistemde bulunan adresinize yapılır. İhtarname çekildiği bilgisi telefonla ya da SMS ile de size bildirilir. Noter ihtarnamesinde bankanın size 30 günlük ek bir süre tanındığını öğrenmiş olursunuz. Yani ilk taksit tarihi için ödeme yapılması gereken süre toplamda 90 gündür. Bilindiği üzere pandemi döneminde bu süre bir süreliğine 90 günden 180 güne kadar yükseltilmişti.

İhtarname sonrasında 90 gün dolduğu halde ödeme yapmadıysanız sizi çok daha zorlu ve bir o kadar da sıkıntılı bir süreç bekliyor demektir. Banka, kendi bünyesindeki avukatları ya da bulunduğunuz yerdeki anlaşmalı avukatları vasıtasıyla icra ve haciz işlemlerini başlatılır. Adınıza dava dosyası açılır ve bununla alakalı bildirimler de adresinize gönderilir. Bu süre zarfında yine banka tarafından aranarak süreç hakkında bilgilendirilirsiniz. Haciz işlemleri sonrasında maaşınızın ¼’üne kadar olan kısım için haciz başlatılır ve maaş bankanıza bununla alakalı bildirim gönderilir. Maaşınızın %25’i, banka tarafından bloke altına alınır ve borcunuzdan düşülür. Ne var ki gecikme cezasıyla beraber uygulanan faiz cezası sebebiyle borcunuz standart seviyenin üzerine çıkmış olacaktır. Buna bir de avukat masrafları, icra ve haciz masrafları eklenir. Yani borcunuz, bu eklemelerle beraber daha da artar. Haciz işlemleri sadece maaş ile sınırlı değildir. Adınıza olan mallarla alakalı da haciz başlatılabilir.

Kredi Borcu Ödenmezse Hapis Cezası Var mı?

Ödenmeyen kredilerle alakalı bireylerin en çok merak ettiği sorulardan bir diğeri de kredi borcu ödenmezse hapis cezası var mı? şeklinde karşımıza çıkıyor. Kredi borcu ödenmezse normal şartlar altında hapis cezası uygulanmaz; fakat icra işlemleri sonrasında borcunuzu ödeyeceğinize dair taahhütte bulunursanız ve belirlenen süreler zarfında yine ödeme yapmazsanız ceza davası açılabilir. Burada kredinin durumuna göre hapis cezası da verilebilir. Son yıllarda kredi borcuyla alakalı hapis cezası kararlarının seyrekleştiğini görmekteyiz. Bireylerin borçlarını kapatabilmek adına farklı seçeneklere sahip olması, durumun bu raddeye gelmesine engel teşkil etmekte.

Kredi borcumu ödemezsem hapse girer miyim? sorusunun duruma göre değiştiğini öğrenmiş oldunuz. Bu sebeple yasal süre boyunca imzalayacağınız belge ve evraklara mutlaka dikkat etmelisiniz. Özellikle icra aşamasında imzalayacağınız taahhütlere uymamanız durumu aleyhinize çevirebilir. Bu gibi belgeleri mutlaka dikkatlice okumalı ve cezai yaptırımlarla alakalı maddeleri gözden geçirmelisiniz. Belgeleri imzalamadan önce hukukçu bir tanıdığınız ya da avukatınız varsa beraberinizde götürmeli ve fikirlerini almalısınız. Aksi takdirde taahhütleri yerine getirmemeniz sebebiyle ciddi yaptırımlarla karşılaşabilirsiniz.

Kredi Borcumu Ödemezsem Eve Haciz Gelir mi?

Gelelim merak edilen sorulardan bir diğeri olan kredi borcumu ödemezsem eve haciz gelir mi? sorusuna. Bankalar, borçlarını tahsil edebilmek adına yasaların verdiği her türlü yola başvururlar. Bu yollardan biri de kişiye ait mallarla alakalı haciz ve icra işlemlerinin başlatılmasıdır. Borcun ödenmemesi halinde lüks sınıfına giren eşyalarınızla alakalı haciz işlemi başlatılabilir. Eğer size ait bir mal bulunmuyorsa haciz işlemi de uygulanamayacaktır.

Kredi Borcu Ödenmezse Silinir mi?

Kredi borcu ödenmezse silinir mi? sorusunun yanıtı ne yazık ki hayırdır. Borcunuz bir şekilde banka ya da bankanın devrettiği kurumlar vasıtasıyla tahsil edilecektir. Borcun ödeme süresi uzasa bile bu uzama sizin aleyhinize olacaktır. Zira borç devam ettiği müddetçe diğer bankalardan kredi alamayacak, durum daha kötüye gittiğinde ise hesap bile açamayacak hale gelmiş olacaksınız.

Kredi borcu ödenmezse ne olur? sorusunun sürecinden söz etmişken bir de kişilerin yapması gerekenler üzerinde duralım. Kredi borcunuzu düzenli ödemeniz hem sizin açınızdan, hem de banka açısından çok daha sağlıklı olacaktır. Dolayısıyla taksit tarihi geçse bile en geç 90 gün içerisinde ödeme yapmanızı öneririz. 90 gün geçtiği halde ödeme yapmakta zorluk çekiyorsanız mutlaka bankaya giderek uzlaşma yoluna başvurmalısınız. Bankalar, bu gibi durumlarda müşterilerini sık sık aralar. Aramalardan ve mesajlardan bıkan kişiler de bankaya ait numaraları açmayarak ya da engelleyerek çözüm bulduklarını düşünürler. Oysa bankaya gidip uzlaşmacı bir tavır sergilemek her zaman daha faydalı sonuçlar doğuracaktır. Ödeme niyetiniz olduğunu gören banka, bu konuda size yardımcı olabilir. Aksi halde borcun hiçbir şekilde ödenmeyeceği düşünülür ve yasal işlemlerde daha aceleci davranılır.

Borcunuzu ödeyemiyorsanız bankaya yapılandırma talebinde bulunabilirsiniz. Yapılandırma sonrasında ödeme planınız sizin de talepleriniz doğrultusunda yeniden düzenlenir. Gerekirse yapılandırma sonrası ödemeler 3 ay ertelemeli olarak başlatılır. Bu da size durumu düzeltmeniz açısından ek bir süre sağlar. 3 aylık süre zarfında en azından borcunuzu rahatça ödeyebilecek seviyeye gelebilirsiniz. Yapılandırmayla beraber taksit tutarları, önceki kredi durumuna göre düşürülebilir. Benzer şekilde vade de uzatılabilir. Yani bankanın yapılandırma yapmasındaki temel amaç borcun ödenebilir seviyeye çekilmesidir. Aksi taktirde gerekli yasal işlemlerin başlaması deyim yerindeyse elinizi kolunuzu bağlar.

Ödeme yapılmayan ya da yapılandırma yapmaya yanaşılmayan durumlarda banka genellikle borcu varlık yönetim şirketlerinden birine devreder. 1 yılı aşkın süre boyunca tahsilatı yapılmayan batık krediler banka açısından yük oluşturmaya başlar. Çok sayıda kredinin bir araya getirilerek varlık yönetim şirketine belirli bir bedelle satılması, işleri sizin açınızdan daha farklı bir boyuta taşır. Varlık yönetim şirketleri, toplam borcun altında bir bedelle bankaların borçlarını devralır ve biran önce işe koyularak kredi müşterisini yoğun bir şekilde aramaya başlar. Bu aramalar o kadar sık gerçekleşir ki hangi numarayı engelleyeceğinizi şaşıracak hale gelirsiniz. Gün içerisinde onlarca farklı numaradan borcun ödenmesi ya da yapılandırılmasına dair arama alırsınız.

Varlık yönetim şirketleri, bazı yönlerden dezavantaj gibi görünse de avantajları da söz konusudur. Zira tüm krediler toplam bedelin altında alındığı için hangi borçludan ne kadar tahsil edilirse kârdır mantığı devreye girmektedir. Bu şirketlerle uzlaşma yoluna giderek borcunuzun düşürülmesini sağlayabilirsiniz. Ödeme konusunda pazarlık yapmanız halinde daha az bedelle kredi borcunuzu tamamen kapatabilirsiniz. Örneğin; 20.000 TL’lik bir borcu 10.000 TL ya da 15.000 TL’ye kapatabilirsiniz. Hatta varlık yönetim şirketinin tutumuna ve pazarlık gücünüze bağlı olarak daha düşük tutarlarda da kapama yapabilirsiniz.

Varlık yönetim şirketleri, uzlaşma yoluna gitmeyen müşteriler için yeni bir yasal takibat süreci başlatırlar. Bankalar, kredi batıklarıyla uğraşmamak ve kurumsal isimlerini bu gibi süreçlerde kullanmamak adına 1 yılın ardından borçlarını bu şirketlere devrederler. Artık bankayla uzlaşmak istediğinizde bile varlık yönetim şirketlerine yönlendirilirsiniz. Yani borcunuz banka nezdinden çıkar ve bu aracı şirketlere aktarılır. Artık bankanın borç üzerinde inisiyatif kullanma hakkı kalmamıştır. Durumun bu raddeye gelmemesi adına borçlarınızı ne kadar erken kapatırsanız o derece yararınıza olacaktır.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu